https://doi.org/10.64759/kdty.9786258697155
İ‘câzü’l-Kur’ân meselesi, İslâm’ın ilk asırlarından başlayıp günümüze kadar devam edegelen ve kıyamete kadar araştırılmaya devam edilecek bir konudur. İslam uleması, Kur’ân’ın Yüce Allah’ın katından geldiğini, ona hiçbir beşer kelamının katılmadığını ispat etmek için bu meseleye özel bir önem vererek, konuyla ilgili birçok eser telif etmişlerdir. Buna bağlı olarak Kur’ân’ın i‘câzı hakkında, öncelikle tefsir olmakla beraber, kelam, fıkıh, hadis, tasavvuf vb. ilimler alanında otoriteleri kabul edilmiş olan âlimlerin görüşleri, kalemlerinden dökülerek günümüze kadar akıp gelmiştir. Bu zengin literatür içerisinde her dönem, kendi ilmî birikimi, entelektüel sorunları ve düşünce dünyası doğrultusunda Kur’ân’ın i‘câzını yeniden ele almış; lafız–mana ilişkisi, belâgat, gaybî haberler, teşrî‘î ve kevnî ayetler, insan fıtratı ve aklî deliller gibi farklı yönler üzerinden meseleyi temellendirmeye çalışmıştır. Böylece i‘câzü’l-Kur’ân, yalnızca bir kelâmî savunma alanı olmaktan çıkmış; Kur’ân’ı anlama ve yorumlama faaliyetinin merkezî meselelerinden biri hâline gelmiştir.
Modern döneme gelindiğinde ise hem Batı menşeli eleştiriler hem de İslâm dünyasında ortaya çıkan yeni düşünsel arayışlar, Kur’ân’ın i‘câzı meselesini yeniden gündeme taşımış; klasik yaklaşımların yanı sıra daha bütüncül, metodolojik ve disiplinlerarası okumaları zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda çağdaş tefsir geleneği içerisinde önemli bir yere sahip olan Allâme Tabâtabâî, el-Mîzân fî Tefsîri’l-Kur’ân adlı eseriyle i‘câzü’l-Kur’ân meselesine özgün bir bakış açısı kazandırmıştır. Tabâtabâî, Kur’ân’ın i‘câzını yalnızca dil ve belâgat boyutuyla sınırlı görmemiş; onun anlamsal bütünlüğü, iç tutarlılığı, ontolojik derinliği ve insan fıtratıyla kurduğu ilişki üzerinden kapsamlı bir değerlendirmeye tâbi tutmuştur. Bu eser, Tabâtabâî’nin el-Mîzân tefsiri bağlamında i‘câzü’l-Kur’ân anlayışını ele alarak, onun konuya yaklaşımını klasik ve modern yaklaşımlar ışığında incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, Tabâtabâî’nin i‘câz anlayışının hangi epistemolojik ve metodolojik temellere dayandığı, Kur’ân’ın mucizeliğini nasıl konumlandırdığı ve bu yaklaşımın tefsir geleneğine ne tür katkılar sunduğu ortaya konulmaktadır. Bu yönüyle eser, hem i‘câzü’l-Kur’ân literatürüne mütevazı bir katkı sunmayı hem de Tabâtabâî’nin tefsir anlayışını daha yakından tanımak isteyen araştırmacılar için yol gösterici bir kaynak olmayı hedeflemektedir. Kur’ân’ın ilâhî kelâm oluşunu akıl, vahiy ve fıtrat ekseninde yeniden düşünmeye davet eden bu çalışma, i‘câzü’l-Kur’ân meselesinin canlılığını ve sürekliliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.