Mirza Ali Muhammed ve Mirza Hüseyin Ali peygamberlik iddiasında bulunmuş ve bu iddialarını güçlendirmek için birtakım felsefî ve dinî argümanları delil olarak kullanmışlardır. Kur’an’da geçen cennet, cehennem, kıyamet, bulut ve berzah gibi kelimelere ezoterik anlamlar yükleyerek Kur’an’ın kendilerinden haber verdiğini ifade etmişlerdir. Mirza Ali Muhammed, Şia’da kabul gören “bab” akidesinden beslenmiş; Hurûfilikten etkilenerek çeşitli Hurûfî hesaplarda bulunmuş ve kurduğu dinin esaslarını dokuz sayısı üzerine inşa etmeye çalışmıştır. Mirza Ali Muhammed, İran geleneklerinden etkilenerek söylemlerini bu gelenek etrafında şekillendirmiştir. Mirza Hüseyin Ali ise mehdî ve mesihe dair rivayetleri kullanmış, Hristiyan mezheplerinin benimsediği “milenyum” öğretisini eserlerinde işlemiştir. Mirza Hüseyin Ali, zengin bir aileye mensup olmanın verdiği imkânlarla dünyayı yakından takip etmiş; XIX. yüzyılda dünyada kabul görmeye başlayan bilimsel çalışmaları Bahâîliğe aktarmış; bu bağlamda Darwin’in Evrim Teorisini kabul ederek klasik yaratılış doktrinini reddetmiştir.